Silivri açıklarında 2 Eylül’de Alsu adlı gemiyle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 9 mürettebat için arama çalışmaları devam ediyor. Arama faaliyetleri sırasında suda, kimliği henüz tespit edilemeyen bir erkek cesedi bulundu. Bu ceset, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve kimliğinin saptanması amacıyla Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.

CESET GEMİNİN 2’NCİ KAPTANINA AİT OLDUĞU BELİRLENDİ
Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi sonucunda, suda bulunan cesedin Tuğberk İmamoğlu isimli geminin 2’nci kaptanı Rahmi Temel’e ait olduğu tespit edildi. Cenazesi ailesi tarafından Adli Tıp Kurumu’ndan alınan Temel’in, 31 Ekim’de İzmir Karşıyaka’da Hacı Mustafa Beşikçioğlu Camii’nde öğle namazının ardından defnedileceği öğrenildi.

‘PERİŞAN OLMAMAK MÜMKÜN DEĞİL’
Rahmi Temel’in abisi Remzi Temel, “Çok acı bir deniz kazası sonucu 10 denizcimiz Marmara Denizi’nde kayboldu. Bugün 57’nci günde bir naaş çıkarıldı. Çıkarılan ikinci naaş benim kardeşime ait. Diğer 8 kişi hâlâ aranıyor. Aileler çadırlarda beklemekte. Zorlu koşullarda, umutsuzca ve çaresiz bir şekilde bekliyorlar. Herkes bir yakınına ulaşmak için canla başla tüm zorluklara göğüs geriyor. Bizim için bu durum sevindirici olmadı, aksine üzücü oldu. Haberi aldıktan sonra sanki başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi hissettim. Ancak en azından bir naaşa kavuşmanın verdiği bir rahatlık var; artık bir mezarımız olacak. Bunun için buradayız ve cenazemizin teslim edilmesini bekliyoruz. Dün akşam gemide bulunduğu bilgisi verildi. Kimlik tespiti bugün yapıldı ve haber verildi. Bir gün sonra kimliği kesinleşti. Silivri açıklarının 35 kilometre açığında bu olay gerçekleşti; Marmara çukuru olarak bilinen derin bir alanda meydana geldi. Diğer kazazedelerin de kurtarılmasını umuyorum, inşallah bulunurlar. Kardeşimin ailesi ve iki kızı çok perişan durumda; İzmir’de yaşıyorlar. Buradan kısa süre içinde İzmir’e döneceğiz ama perişan olmamak mümkün değil. En azından çok az da olsa bir umitle bekliyorsunuz ama ‘kaybımız bulundu’ denmesi sevinç yerine daha büyük bir hüzün yaratıyor” ifadelerini kullandı.

‘DENİZ İŞÇİLERİ BÖYLE BİR YAŞAMI HAK ETMİYOR’
Aranan mürettebat arasında yer alan Abdulbaki Mirzaoğlu’nun dayısı Recai Yılmaz ise, “Tuğberk İmamoğlu gemisinde aşçıbaşı olarak görev yapan Abdulbaki Mirzaoğlu’nun dayısıyım. Kendisi son dört yıldır bu şirkette çalışıyordu ve emekliliğine sadece 7 ay kalmıştı; şu anda 48 yaşında ve sekiz çocuk babasıydı. Ailesi onun gemide çalışmasına karşıydı çünkü çocukları babalarını görmeden büyümek zorunda kalıyordu ve haklı çıktılar da. Deniz işçileri böyle tehlikeli bir yaşamı hak etmiyorlar; hakları daha fazla korunmalı ve sahip çıkılmalı diye düşünüyorum. Denizde veya geminin yan tarafında arama faaliyetleri sürüyor fakat biz aile olarak kısa sürede on aileden dokuz aileye düştük ve şimdi hepsi çadırda Silivri’de beklemekteyiz. Bu şartlarda orada kalmaya devam ediyoruz” dedi.